Havza / Kanadalı aktivist ve Samidun Küresel Hareketi üyesi Charlotte Kates, Siyonist rejimin işlediği suçlar karşısında uluslararası toplumun sessizliğini kınayarak, direnişin Filistin halkının haklarını geri almanın tek yolu olduğunu belirtti.

Havza Haber Ajansı'nın haberine göre ABD üniversitelerinden ihraç edilen akademisyen ve Samidun Küresel Hareketi üyesi Charlotte Kates, 7. Uluslararası Kudüs Kongresi'ne gönderdiği video mesajında direniş cephesinin şehitlerini -özellikle Şehit Seyyid Hasan Nasrallah, Şehit İsmail Heniyye ve Şehit Yahya Sinvar- anarak şunları belirtti: "Bugün Uluslararası Kudüs Günü'nü masum çocuk, kadın ve direnişin yiğit komutanlarının kanının nihai zaferin yolunu açtığı bir zamanda kutluyoruz. Bu şehitler cihatlarıyla direnişin, gasp edilmiş Filistin halkının haklarını geri almanın tek yolu olduğunu kanıtladılar."

"Yıllarca Amerikan Akademik Sisteminde Çalışmış Biri Olarak Filistin'deki Soykırım Gerçeğini Nasıl Çarpıttıklarını Çok İyi Biliyorum!"

Kanadalı aktivist, Siyonist rejimin Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da devam eden suçlarına işaret ederek şunları belirtti: "Uluslararası istatistikler, Aksa Tufanı'nın başlangıcından bu yana 50 binden fazla Filistinlinin şehit edildiğini gösteriyor. Bunların büyük çoğunluğunu kadın ve çocuklar oluşturuyor. Bu savaş suçları, Batı'daki sözde insan hakları savunucularının utanç verici sessizliğiyle karşılanıyor! Yıllarca Amerikan akademik sisteminde çalışmış biri olarak, ana akım medyanın ve Siyonistlerin kontrolündeki akademik merkezlerin Filistin'deki soykırım gerçeğini nasıl çarpıttığını çok iyi biliyorum."

Filistin haklarını desteklediği için görev yaptığı üniversiteden ihraç edilen uluslararası aktivist, uluslararası araçların Siyonistlerin suçlarını durdurmada etkisiz kaldığına değinerek şunları ekledi: "Güvenlik Konseyi ve Birleşmiş Milletler, Filistin'deki soykırımı durdurma konusunda yetersiz kalmakla kalmayıp, aynı zamanda sömürgeci güçlerin Siyonist rejimin suçlarını örtbas etmek için kullandığı bir araca dönüştüklerini pratikte kanıtlamışlardır. Amerika'nın ateşkes kararlarına karşı defalarca veto hakkını kullanması, bu ülkenin savaş suçlarına ortak olduğunun en büyük kanıtıdır."

Kanadalı aktivist İran İslam Cumhuriyeti'nin Filistin davasına verdiği destekteki merkezi rolünü överek şöyle konuştu: "İmam Humeyni, Uluslararası Kudüs Günü'nü ilan ederek sadece Filistin meselesini canlı tutmakla kalmadı aynı zamanda onu, İslam dünyasının birliğini sağlamanın ekseni haline getirdi. Bugün, İran'ın bilge liderleri bu ilahi stratejiyi takip ederek, Filistin'in İslam dünyasının birinci meselesi olduğunu kanıtlamışlardır. Samidun Küresel Hareketi olarak, İran'ın tüm ambargolar ve düşman tehditlerine rağmen mazlum Filistin halkı ve direniş cephesinin yanında duruşuna gururla tanıklık ediyoruz."

Batı'daki genç neslin bilinçlenmesine de değinen Kates sözlerini şöyle sürdürdü: "New York'taki Columbia Üniversitesi'nden Paris'teki Sorbonne Üniversitesi'ne, Kanada'daki Toronto Üniversitesi'nden Londra Üniversitesi'ne kadar prestijli Batı üniversitelerindeki öğrencilerin uyanışı, Batı medyasının Siyonist suçlarını örtbas etmedeki hegemonyasının gerilediğinin açık bir göstergesidir. Batılı gençler bugün, Siyonistlerin gerçek yüzünü görüyor ve protesto ediyorlar. Bombaların altında özgürlük şarkıları söyleyen Gazzeli çocuklardan direniş dersi alıyorlar."

Samidun Küresel Hareketi üyesi, dünyanın 80'den fazla ülkesinde düzenlenen Kudüs Günü yürüyüşlerindeki geniş katılıma işaret ederek şunları vurguladı: "Dünya halkları bugün Filistin meselesinin sadece bölgesel bir anlaşmazlık olmadığına, tüm özgürlük savaşçılarının meselesi olduğuna inanıyor. Sana'dan Beyrut'a, Bağdat'tan Tahran'a, Londra'dan New York'a kadar tek bir ses gökyüzüne yükseliyor: "Kudüs Özgürleşecek!" Bu büyük uyanış dalgası, Filistin'in nehirden denize kadar özgür olacağı yakın bir geleceğin müjdecisidir."

Kates konuşmasının sonunda dünya halklarına seslenerek şöyle dedi: "Filistin direnişi yalnız değildir. Bir Kanadalı olarak, hükümetime ve tüm Batı hükümetlerine sesleniyorum: Ambargolar ve baskılar, gerçeğin sesini susturamayacaktır. Hepimiz, soykırımı ve işgali kınamakla ve işgal altındaki toprakların tam özgürlüğüne ve tüm Filistinli mültecilerin anavatanlarına dönüşüne kadar durmamakla sorumluyuz. Zafer, hak ve adalet yolunda yürüyenlerindir."

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha